21.02.2015

MUTLU OLMAK İÇİN: AŞKIM KAPIŞMAK


'YAVAŞLAMAK İÇİN MUTLU OLMALIYIZ.'

* Az konuş mutlu ol. Çağımız sadece anlat, konuş, içinde hiçbir şey kalmayana kadar tüket diyor. Tarihimiz ise, sükutun aslında çoğu zaman konuşmalardan daha etkili olduğunu bize söylüyor. Konuşabilmek için mutlu olmalıyız.

* Allah insanlarla olaylar diliyle konuşur. Hep bir mesaj vardır alabilene, almak içinse bilinçli bir çaba ve kalbi temizlemeye çalışmak lazım gelir. İlahi güçlü konuşabilmek için, mutlu olmalıyız.

* Ne zaman ki, ' sadece beni sevsinler, sürekli sevileyim' düşüncesiyle insanlarla karşı tavır takılıyor ve bu şekilde hareket etmeye başlıyoruz, işte o zaman egomuzu kutsamaya başlamak için de bir adım atıyoruz. Egomuzdan özgürleşmek için, mutlu olmalıyız.

* Kendini bir hasta bakıcı gibi konumlandırdıkça, bulur sizi de hastalar. 'Senin iyiliğini düşünüyorum' deyip de aslında en yakınına kadar gelip, hastabakıcıya kendi hastalığını bulaştırırlar. Sen de hasta olmaya başlarsın iyileştireyim derken, tüketilirsin sonuna kadar ve sadece posası kalmış bir meyve gibi kalakalırsın. İnsanları tanımak için mutlu olmalıyız.

* Gerçek sevgi dediğimiz olgu, doğru duygularla başlar. Eğer biz sadece beğenilme duygumuzu bir insan üzerinden tatmin ediyor ve sırf bu duygumuzu devam ettirebilmek için bir ilişki kuruyorsak, hem kendimize hem de karşımızdaki insana haksızlık yapıyoruz demektir. Herkesi tanıyabilmek için mutlu olmalıyız.

* Hızlanma duygusuyla sabır duygusunu tüketerek, sürekli olarak hayatı iş gibi görür ve farkınsa olmadan sürekli sahip olunacak bir şey var ve ben hep bir adım uzağındayım, yakalayabilirim kolayca diye düşünür dururuz. Yavaşlamak için mutlu olmalıyız.

* Kazançların saklı olması, ne zaman olacağını bilmemek insana verilen mükemmel bir nimetken, insan genelde bir adım daha atmayı istemiyor... Oysa ki kazancı belki de bir adım sonrasındaydı ve herşey değişecekti. Atmadığı adım yüzünden farklı bir yöne gider, tekrar başlar sürecine. Yaşamda istikrar için mutlu olmalıyız.

* Hayatı tamamıyla kucaklayamamak, gerçek bir ilişki kuramamak mutsuz eder. Anlamlı bir yaşamdan çok sadece kendi penceremizden olaylara bakmak, kendimizi tatmin etmek ve hastalıklı yönlerimizi başkaları üzerinden çözmeye çalışmak iyi değil. İyileşmek için mutlu olmalıyız.

* Sürekli olarak yaralarını açmak veya kendini acınarak bir insan olarak konumlandırmak, gerçekten bir süre sonra herkes tarafından acınarak bir konuma getirir insanı. Acımasınlar diye mutlu olmalıyız.

* İyileştirmeler, faaliyetler ilk önce insanın kendisinde başlamalı. Eğer kişi ilk önce kendine faydalı olamıyor ve nefsini terbiye edemiyorsa, başkalarının yaralarına merhem olmak ve yardım etmek istese bile farkında olmadan yanlış yönlendirmelere sebebiyet verecektir. Yardım edebilmek için mutlu olmalıyız.

* Mutluluk, imrendiğimiz insanların yollarındaki adımları takip ederek o yolları arşınlamak ve kendi süzgecimizden geçirerek, kendi duygularımız ve düşüncelerimiz ile harmanlayarak yolumuzu çizmeye çalışmaktır. Birbirimiz için mutlu olmalıyız.

* Şikayet etmeyi bırakıp neyi nasıl yapacağımızı öğrenmemiz gerek. Fikri ve yaşamsal olarak gerekli olan tohumları ekeceğimiz yerler çok önemli. Yanlış yere atarak heba mı edeceğiz, yoksa doğru yerlere bir tohum atıp binlerce meyvesini mi toplayacağız? Verimli olmak için mutlu olmalıyız.


* Pazarladığımız sadece dış görüşümüz ve sahip olduğumuz eşyalar. Sürekli olarak haklıyız kendimizce ve diğer insanlar bizi hiç anlamıyor... Kendimiz 'seçilmiş' düşüncesiyle, diğer insanları kurban gören bir anlayış hakim kılmaya başlıyoruz. Yaptıklarımızı ise hiç sıkıntı duymadan meşru bir zemine oturttuğumuzu varsayıyoruz. Bize zarar veren bizden kurtulmak için mutlu olmalıyız.

* Hayır diyememek ve sınırlarımızı çizememek tam burada başlıyor. Sürekli evet diyerek karşı tarafı sorgulamadan, onaylayarak sevilme duygumuzu tek bir kişi tarafından ve bize hiç ummadığımız anda zarar verebilecek insandan karşılamasını istiyoruz. 'Hayır' diyebilmek için mutlu olmalıyız.

* İnsanları affetmek sabır ile doğru orantılı olarak hızlanır. Daha hızlı yol aldığı için, hayatının diğer kısımlarını daha anlamlı bir şekilde yaşarsın. Affedebilmek için mutlu olmalıyız.

* Her zaman zorlukların gelebileceğini değil de sadece sonuçlardaki güzellikleri ve bize hissettirdiklerini düşünmeye başladığımızda, farkında olmadan kendimizi ilk aşamada engellemiş oluyoruz. Süreci sevmek için mutlu olmalıyız.

* Ne kadar elimizde kalan şey varsa bir o kadar da çıkan var. Nasıl geldiysek öyle gideceğiz, ancak gitme şeklimize yaşadıklarımız birer birer renk katıyor. Hesabı doğru yapabilmek için mutlu olmalıyız.

* Her zaman şu soruyu sormalıyız kendimize: 

'Bizi korkularımız mı yoksa hayallerimiz mi yönlendiriyor?' Hangisiyle motive ediyoruz kendimizi ve günümüzü nasıl geçiriyoruz? Korkularımızla ne zaman yüzleşmeyi düşünüyoruz? Bu soruların cevabını bulmak için mutlu olmalıyız.

* Yarın acıkırım duygusuyla bugün doyduğundan fazlasını yemek, ne de olsa susarım duygusuyla sürekli su içmeye çalışmak insana nasıl zarar verirse, kendini örtmeye çalıştığımız rollerle üstümüze kaldıramayacağımız ağırlıklar yüklemek de insana zarar verir. Şişmanlamamak için mutlu olmalıyız.

* Doğrulardan vazgeçmek ve geri dönüş yapmak seçebilecek en kolay yol bizler için. Olmuyorsa ve zorlanıyorsak, hemen bırakıp başka denizlere yelken açma düşüncesine sahibiz genelde. Doğrudan sapmamak için mutlu olmalıyız.

* İlişkilerimizi artık birbirimizin hayatını kolaylaştırmak için değil, birbirimize rakip kişilerle ve sürekli rekabet duygularıyla hareket edebileceğimiz şekilde kuruyoruz. Birbirimize yardım etmek için mutlu olmalıyız.

* Kendimizce kurguladığımız düşünceler ve doğrularımız genelde gerçek hayatta yanlışlanıyor. Kafamızda oluşturduğumuz dünya hayatının izlerini arıyoruz. Bu izlere ulaştığımız sürece başarılı ve mutlu olacağımızı düşünüyoruz. Farklı olduğumuzu kabul etmek için mutlu olmalıyız.

* Bizi bizden başka engelleyenler var gibi gözükse de, asıl engelleyici kendi nefsimiz. Onları nefsimiz bize gösteriyor ki en baştan kendini unuttursun ve istediklerini bize yaptırsın. Nefsimize yenilmemek için mutlu olmayız.

* Hız çağında yaşıyoruz diye düşünüyoruz. Ne kadar hızlı iş çözüyorsak  o kadar başarılı görülüyoruz. Ne kadar çok iş yaparsan, kısa sürede o kadar artıyor rütbelerimiz, mevki ve makamlarımız. Sakinleşmek için mutlu olmalıyız.

* Ne zaman ki içimizden geldiğince sevgimizi kelimelere ve davranışlara yansıtırız. İşte o zaman açılmayacak hiç bir kapı bırakmamak için ilk adımı da atmış oluruz.
 En güzel anahtar kelime:
Sevmek.
İnsanlığımızı pekiştirir ve işte o zaman bunu ifade etmek ise hayat tarzımızla ilişkilerimizi kuvvetlendirir. Sevmek, sevilmek için mutlu olmalıyız.

MUTLU OLMAK İÇİN: AYKUT OĞUT

1 yorum:

  1. Bir türlü söyleşisine denk gelemedim,çok şanssızım.Paylaşımınız için teşekkürler.Her bir kelimesi o kadar doğru ki..

    YanıtlaSil