11.06.2014

KAVUK ÖYKÜSÜ


Allah yolunun yolcularından biri, başına dev bir kavuk geçirmişti. Nereye gitse başından eksik etmiyordu Onu.

Bir sabah evinden Çıkmış, dergâha gidiyordu. Sokağın kuytu bir yerinde, gizlenmiş olan hırsız, Onu kolluyordu. Tenha bir yere geldiğinde, arkadan saldırarak kavuğu kaptığı gibi kaçmaya başladı.

"Dur" diye bağırdı Derviş, "sarığı aç, içini gör de öyle götür."

Hırsız hem can havliyle kaçıyor hem de sarığı çözüyordu. Çözdü ki ne görsün...

Metrelerce Uzun sandığı büyük kavuğun içi, işe yaramaz bez ve parçalarıyla dolu. kala kala elinde bir parçacık bez kaldı. Sinirlendi, yere atarak, 

"bende bu gösterişli şeyin içinin de dışı gibi olduğunu zannetmiştim, seni hilekar seni" diye olduğunu zannetmiştim, seni hilekar seni" diye Çıkıştı.

Derviş,

"oğlum"dedi, "dünya tam da böyledir işte."


3 yorum:

  1. Güzelmiş hikaye. Gerçekten dünyada böyle değil mi ? Dışı güzel içi kötü . Emeğine sağlık bu güzel paylaşım için.

    YanıtlaSil
  2. İstanbul’da adam gibi su tesisatçısı ile sonunda karşılaştım.
    http://istanbulsutesisatcisi.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil