2.03.2014

ALIŞKANLIKLARIN GÜCÜ


'Neredeyse dört yıl oldu.' dedi Lisa. 'O zamandan beri otuz kilo verdim ve bir maraton koştum.' Ayrıca yüksek lisans yapmaya başlamış ve bir ev satın almıştı. Hareketli bir dönem olmuştu kısacası. 

Odadaki bilim adamları arasında nörologlar, psikologlar, genetikçiler bir de sosyologlar vardı. Lisa'nın yanı sıra, sigara tiryakiliği , kronik oburluk, alkolizm, alışveriş hastalığı ve diğer zararlı alışkanlıklardan kurtulmayı başarmış iki düzineden fazla insanı, son üç yıldır Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüleri'nin finansmanıyla didik didik araştırmışlardır. Tüm araştırma katılımcıların ortak bir özelliği vardı:

Hayatlarını oldukça kısa zaman dilimleri içinde yeniden inşa etmişlerdi.

Araştırmacılar bunun nasıl mümkün olduğuna anlamak için katılımcıların hayati fonksiyonlarını ölçmüş, günlük rutinlerini izleyebilmek için evlerine kameralar yerleştirmiş, DNA dizilimlerini incelemiş ve gerçek zamanda kafataslarının içine bakmalarını mümkün kılan teknolojiler sayesinde, sigara dumanı ve ziyafet sofraları gibi ayartıcı etkilere maruz bırakıldıkları zaman beyinlerinden geçen kan akımını ve elektrik sinyallerini gözlemlemişlerdi. Araştırmacıların amacı, alışkanlıkların nörolojik düzeyde nasıl işlediğini ve onları değiştirmek için ne yapmak gerektiğini bulmaktı.

'Bu hikayeyi onlarca defa anlatmış olduğunun farkındayım,' dedi doktor, Lisa'ya, 'ama meslektaşlarımdan bazıları hikayeni senin değil, başkalarının ağzından dinlediler. Rica etsem sigarayı nasıl bıraktığını bize bir kez daha anlatır mısın?'

'Tabii' dedi Lisa. 'Her şey Kahire'de başladı.' Kahire tatiline çıkması ani bir kararla olmuştu. Bu kararı vermesinden birkaç ay önce kocası onu terk etmek istediğini, çünkü başka bir kadına aşık olduğunu açıklamıştı. Lisa'nın ihaneti sindirmesi ve kocasından ciddi ciddi boşanacak olduğu gerçeğini idrak etmesi biraz zaman almıştı. Bir müddet yas tutmuş, sonra bir süre takıntılı bir şekilde kocasını gözetlemiş, onun yeni kız arkadaşını sokaklarda takip etmiş, gece yarısı telefon edip konuşmadan kapatmıştı. Derken bir gece Lisa sarhoş bir halde kızın evine gitmiş, kapısını yumruklayıp çığlık çığlığa bağırarak apartmanı yakacağını söylemişti.

'Hayat pek yolunda gitmiyordu benim için' dedi Lisa.

'Pramitleri görmeyi hep istemiştim, kredi kartlarım da limitlerini doldurmamıştı henüz, ben de kalkıp...'

Kahire'deki ilk sabahında Lisa, yakınlardaki bir camiden gelen ezan sesiyle şafak vakti uyandı. Otel odasının içi zifiri karanlıktı. Jetlag etkisini henüz üstünden atamamıştı. El yordamıyla sigarasına uzandı.

Zihni öyle bulanıktı ki, sigarasını yakacağına bir tükenmezkalemi yakmaya çalıştığını, yanan plastiğin kokusunu alana kadar anlayamadı. Son dört saatini ağlayarak, patlayana kadar yemek yiyerek, gözünü uyku tutmayarak, kendini hem küçük düşmüş, hem çaresiz, hem bulanımda, hem de kızgın hissederek geçirmişti. Yarattığı yerde gözyaşlarına boğuldu. 'İçimi büyük bir hüzün kaplamıştı.' dedi.

'Hayatım boyunca istemiş olduğum her şey paramparça olmuş gibiydi. Sigaramı bile doğru dürüst içemiyordum.

'Derken, eski kocamı, döndüğümde yeni bir iş bulmamın ne kadar zor olacağını, o yeni işten nasıl nefret edeceğimi, kendimi her zaman ne kadar sağlıksız hissettiğimi düşünmeye başladım. Yataktan kalkarken bir su sürahisine çarpıp yere devirdim. Sürahi kırılıp tuzla buz oldu. Bunun üzerine ağlaması daha da şiddetlendi. Başka çarem yoktu: 

'Hayatımda bir şeyleri değiştirmem gerekiyordu, kontrol edebileceğim tek bir şey olsun bulmam gerekiyordu.'

Banyo yapıp otelden ayrıldı. Bir taksinin içinde Kahire'nin aşınmış caddelerinden geçip Sfenk's ve Gize pramitlerine giden toprak yollarda ve etraftaki engin çölde ilerlerken, kendine acınası da bir anlığına yok oldu. Hayatta bir amaca ihtiyacı olduğunu düşündü. Ulaşmak için çaba harcayacağı bir şeye.

Taksinin içinde otururken, bir gün Mısır'a tekrar gelip çölde yolculuk etmeye karar verdi.

Lisa bunun çılgınca bir fikir olduğunun farkındaydı. Formsuzdu, kiloluydu, bankada parası yoktu. Bakmakta olduğu çölün adını da, öyle bir yolculuğu olup olmadığını bilmiyordu. Ama bunların hiçbir öncemi yoktu. 

Odaklanacak bir şeye ihtiyacı vardı.

Lisa hazırlanmak için kendine bir yıl süre tanımaya karar verdi. Böyle bir keşif gezisinden  sağ çıkabilmek için bazı fedakarlıklarda bulunması gerekeceğini de çok iyi biliyordu.

Öncelikle sigarayı bırakması gerekiyordu.

On bir ay sonra nihayet başka altı kişiyle birlikte klimalı ve motorize bir tura katılarak çölde ilerlemeye koyulduğunda, karavan o kadar fazla miktarda su, yiyecek, çadır, harita, küresel konumlandırma sistemi ve alıcı-verici radyo cihazıyla doluydu ki, bagaja bir karton da sigara atmak büyük problem olmazdı.

Ama taksinin içindeyken Lisa bunu bilmiyordu. Labaratuvardaki bilim insanları da yolculuğun detayları ile ilgilenmemişlerdi. Onların da yeni anlamaya başladığı sebeplerden ötürü, o gün Kahire de Lisa nın algısında oluşan o küçük değişim, yani amacına ulaşmak için sigarayı mutlaka bırakması gerektiğine inanması, nihayetinde hayatının her bölümüne yansıyacak olan bir dizi değişimi tetiklemişti. Sonraki altı ay boyunca Lisa sigaranın yerine koşmayı koyacak, bu da onu beslenme, çalışma, uyuma, para biriktirme, iş günlerini programlama ve gelecek için plan yapma tarzını değiştirecekti. Önce yarı maraton koşmaya başlayacak, sonra tam maraton koşacak, okula geri dönecek, bir ev satın alacak ve nişanlanacaktı. Lisa son olarak bilim insanlarının bu araştırmasına katıldı ve araştırmacılar onun beyin görüntülerini incelemeye başladıklarında olağanüstü bir şey fark ettiler:

Bir grup nörolojik patern, yani onun eski alışkanlıkları, yeni patern ler tarafından baskılanmıştı. Eski davranışlarının sinirsel aktivitesini hala görebiliyorlardı, ama bu sinyaller yeni dürtüler tarafından etkisiz hale getirilmişti. Lisa nın alışkanlıkları değiştikçe beyni de değişmişti.

Bilim insanları Lisa nın algısındaki değişime ne Kahire gezisinin, ne kocasından boşanmasının, ne de çöl yolculuğunun sebep olduğuna inanıyordu. Sebep, Lisa nın ilkin tek bir alışkanlığını, sigara tiryakiliğini yani, değiştirmeye odaklanmış olmasıydı. Araştırmaya katılan herkes benzer süreçlerden geçmişti. Lisa tek bir kilit taşı alışkanlığı odaklanarak hayatının diğer rutinlerini de yeniden programlamayı kendine öğretmişti.

Gerçek anlamda alışkanlık üzerine yazılmış en iyi kitap diyebilirim. Kitap okumayı alışkanlık haline getirmeniz dileğiyle.... 

Sizlerin en güzel alışkanlıkları neler?



5 yorum:

  1. Gücel kitapmış emeğinize sağlık. Benim en güzel alışkanlığım sürekli kitap okumak :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel bir alışkanlık kitap okumak ve çoğu insan da yapamıyor ne kadar kötü.. yorumunuz için teşekkürler.

      Sil
  2. Merhaba
    Kitap zevklerimiz çok benziyor sizinle. Bende okumuştum bu kitabı ve çok beğenmiştim. Siz de güzel anlatmışsınız emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
  3. İstanbul’da adam gibi su tesisatçısı ile sonunda karşılaştım.
    http://istanbulsutesisatcisi.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil