5.03.2015

1-2 YAŞ ARASI ÇOCUĞUN DİL GELİŞİMİ İÇİN NELER YAPILABİLİR?


* Kitaplardan faydalanabilirsiniz. Bol resimli ve renkli olan eski dergiler, kataloglar, çocuğunuz için hem eğlendirici he de öğretici olurlar. Artık masal ve tekerlemelerden hoşlanan çocuğunuza, yaşına uygun resimli masal kitapları alabilirsiniz. Bu arada onunla bol bol konuşmaya ve kitabın içerisindeki nesneleri tanıtmaya çalışın.

* Çeşitli bul-yap oyunları ile çocuğunuza hayvanları, taşıtları, meyveleri, giysileri vb. tanıtıp isimlerini öğretebilirsiniz.



* Günlük yaşamda kullanılan nesneleri tanıması ve isimlendirmesi için, anahtarlık, kaşık, kalem gibi bilinen nesneleri bir torbaya koyarsanız, sonra tek tek çıkarıp isimlendirebilirsiniz; 'bak bu kaşık''bu anahtar' diye. Daha sonra torbadan çıkarttığı nesneleri onun isimlendirmesini istersiniz.

* Hayvanları tanıtmak için hayvanat bahçesine götürebilirsiniz. Alışverişe gittiğinizde de birçok nesneyi çocuğunuza tanıtırken, eğlenceli vakit geçirebilirsiniz.

* Daire şeklinde bir mukavvanın üzerine nesne resimleri çizin ve dairenin ortasına bir ok koyup, okun üzerinde olduğu nesneyi
isimlendirmesini isteyebilirsiniz.

* Çocuğunuzun vücudunun parçalarını isimlendirmesini sağlayacak oyunlar oynayabilirsiniz. Aynanın karşısına geçerek vücudunun parçalarını gösterin. Oyuncak bebeğini yıkarken ve giydirirken onun vücudundaki bölümleri tanıtmasını isteyebilirsiniz.

* Yoğurma maddesiyle çeşitli yiyecek veya giyecek figürleri yaparak isimlendirebilirsiniz.

* Aile fotoğrafı ile ilgili konuşabilirsiniz. 'Bak bu senin baban' 'bu da dayın' gibi.

* Öykü, şiir ve şarkı kasetleri çocuğunuzun dil gelişimine katkı da bulunabilir. 

Çocuğunuzun dil gelişimini desteklemek için birçok faaliyeti kendiniz de uydurabilirsiniz. Unutmayın ki, çocuğunuz sizin desteğinizle gelişiminin en üst düzeyine çıkabilecektir.

Çocuğunuzla konuşurken,

* Her şeyin rengini söyleyin.

* Sert-yumuşak gibi zıtlıkları açıklayın

* Sayıları kullanmaya başlayın. Bunun için önce kendinizin, sonra çocuğunuzun parmaklarını kullanabilirsiniz.

Sevda Salihoğlu Dursun

MUTLU OLMAK İÇİN: HASAN "SONSUZ" ÇELİKTAŞ


"MUTLULUK, SESSİZCE KENDİNİZLE KALABİLMEYİ BAŞARABİLMEK."

* Antik bir şehirde geçirdiğiniz koca bir gün.

* Harika bir yemek yemek.

* Kesinlikle kaliteli bir şarap içmek.

* Çocuklarınız. Benim için kızım Sonsuz ve oğlum Dünya...

* Güzel bir kadınla tanışmak.

* Hayat değiştirecek bilgilerle dolu bir kitabı keşfetmek.

* Enfes bir film izlemek.

* Beşiktaş'ın güzel bir sezon geçirmesi.

* Yıllardır çözemediğiniz bir problemin kökenindeki inancı yakaladığınız andaki rahatlamayı hissetmek.

* Yazdığınız bir yazıya gelen "bu yazı hayatına dokundu, çok teşekkürler' geri bildirimleri.

* Kesinlikle müzikalleri izlemek.

* Doğada yapılan her türlü aktivite.

* Müzik, müzik, müzik...

* Simit fırınının önünden geçerken çıkan sıcak simitleri görmek ve içeri girip iki tane paketletmek.

* Ruhun derinliklerinden akan bir yazıyı bitirdiğiniz a an.

* Yurtiçi, yurtdışı fark etmez, her türlü seyahat etmek.

* Dışarıda lapa lapa kar yağarken sıcacık evde oturup film izlemek.

* Bilgisayarda FIFA 2015, Civilization, Football Manager oynamak.



* Çok sevdiğiniz yazarların; benim için Louise Hay, Wayne Dyer, Eckhart Toelle gibi yazarların videolarını izlemek.

* Şöyle bol oksijen dolu, tertemiz havayı ciğerlerinize çekmek.

* Hiçbir düşünce tacizine uğramadan, sessizce kendinizle kalabilmeyi başarabilmek.

* Tanıdığınız insanlarla dolu, kalabalık bir parti ortamında bulunmak.

* Bir yılı tamamlayıp aralık ayına girmiş olmak.

* İzmir'de yaşıyor olmak.

* Aynada kendinizi görmek ve kendinize gülümsemek... Kısacası kendi varlığınız!

MUTLU OLMAK İÇİN: BEKİ ERİKLİ

3.03.2015

KÖPÜKLÜ NESTLE COFFEE-MATE KAHVE KREMASI


Coffee Mate markasının yeni ürünü köpüklü Nestle Coffee mate kahve kremasını çok beğeneceksiniz. ister evinizde, isterseniz de işyerinizde içmekten keyif alacağınız bu yeni ürün ortamı yumuşatacak, sinirlerinizi yatıştıracak ve yüzünüzde gülücükler oluşmasına neden olacaktır.



Ben en çok kitap okurken Coffee içme ihtiyacı duyuyorum. Kitaplarım arasında yaşadığım huzur Coffee-mate köpüklü kahve kreması kullanarak yaptığım kahvem ile daha da artıyor. Kahvemi sütlü ve köpüklü severim. Siz de benim gibiyseniz tam size göre bir krema coffee karışımı. 

İş yerime de Köpüklü kahve kreması aldım. Bu lezzeti her zaman tatmalıyım diye düşünüyorum :)



Ayrıca 'acaba bu ürünle kilo alır myım?' diye endişelenmeyin zira Köpüklü Nestle Coffee-Mate Kahve Kreması' nı koyduğunuz bir fincan Nescafe' de sadece 32 kalori var. Bir bardak portakal suyunun 90, bir bardak gazlı içeceğin ise 80 kalori içerdiğini
düşünürsek, kahve keyfinizin yüksek, kalorisinin ise düşük olacağından emin olabilirsiniz.

Dünyada ve Türkiye' de bir ilk olan köpüklü kahve kremasının enfes kremasıyla tanışmanızı tavsiye ederim :)

Köpüklü NESTLE COFFEE-MATE Kahve Kreması ile nice lezzetli ve yumuşak içimli kahve keyiflerine.... 


BOŞANMA VE ÇOCUK


Çocuğunuzun boşanmadan çok fazla etkilenmemesi için anne ve baba olarak şunlara dikkat etmemiz gerekir.

* Çocuğunuzu eşinizle olan çatışmaların dışında tutun. Onu kazanmak için yarışa girmeyin.

* Eşinizle ayrıldıktan sonra dost olamıyorsanız, iş arkadaşı gibi ilişkinizi sürdürün. Çocuğunuzla ilgili sorunları konuşmak için arada sırada bir araya gelmeniz gerekebilir. 

* Çocuğunuza eşinizi kötülemeyin veya olduğundan iyi göstermeye çalışmayın.

* Eşinizden öç almak için asla çocuğunuzu babasından (veya annesinden) mahrum bırakmayın. Çocuk düzenli olarak her iki ebeveyni de görmelidir.

* Çocuğunuz ebeveynlerinden birinin evini kendi evi gibi benimsemelidir. Bir gün orada, bir gün burada kalmak yerine tek ebeveynin yanında sürekli kalıp diğer ebeveynin yanına hafta sonu veya tatillerde gitmelidir.

* Çocuğunuzu acıyarak veya şımartarak eğitmeyin, Aşırılıklardan kaçının. Her iki ebeveynin de ayrılmadan önce davrandıkları gibi çocuklarına davranmalıdırlar.

* Çocuğunuza onu çok sevdiğinizi söylemeyi ihmal etmeyin. 'Biz ayrılsak bile sen bizim çocuğumuzsun. Ben senin annenim o da senin baban. Bu eskisi gibi kalacak. Hiçbir zaman değişmeyecek' demeyi ihmal etmeyin.

* Onun sizi birleştirmek için yaptığı kaprislere veya hazırladığı oyunlara gelmeyin. Sizi kullanmasına izin vermeyin. 'Bu yaptıkların hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Biz büyükler böyle karar aldık. Biz istemedikçe kararımızı değiştirmeyiz' diye kesin ifadeler kullanın. Sizin
kararlılığınız, onun daha çabuk adapte olmasını ve güven duymasını sağlayacaktır.

* Boşandığınız için kendinizi suçlamayın. Olayı bir an önce kabullenip çocuğunuz ve sizin için en iyi yaşam tarzı nasıl olacaksa onu seçmelisiniz.

Uzun süre ağlayıp gözyaşı dökmeniz, bunalımlarda yaşamanız ne size ne de çocuğunuza hiçbir yarar sağlamaz.

* Çocuğunuz boşanmadan etkilenip etkilenmemesinde anne ve babanın boşanma anında birbirine davranma biçimleri önemli rol oynar. Birbirlerine saygı ile  davranmış, belli bir seviyeyi korumuş, Çocukların önünde küçük düşürücü sözlerle kavga etmemiş anne ve babaların çocukları günlük yaşama daha çabuk uyum sağlarlar.

* Boşandıktan sonra erkek çocuk anne yanında kalıyorsa, bir erkek modeli olarak babasını görememesi veya az görmesi onun üzerinde olumsuz etki yapar. Erkek çocukların özdeşim kurabilmeleri için erkek modele ihtiyaçları vardır. Babanın yokluğunu telafi edecek, çocuğa sevgi ve ilgi ile davranacak üvey baba, dayı, amca, dede varsa çocuk bunalıma düşmez. Annesinin yanında kalan kız çocuk daha şanslıdır. Özdeşim kuracağı ebeveyni onun yanındadır. Fakat onun da babaya ihtiyacı olduğunu unutmamak lazımdır.

Sevda Salihoğlu Dursun 

2.03.2015

TELEVİZYONUN ÇOCUKLARIMIZ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ


Günümüzde televizyon ve bilgisayarın çocuk üzerindeki etkisi tartışma götürmez bir gerçektir. Uzmanlar bu konu üzerinde araştırma yaptılarsa da, bu etkinin olumlu mu, olumsuz mu olduğu konusunda kesin bir ayrıma gitmemişlerdir. 



Her konuda olduğu gibi bu konuda da aşırıya kaçmak olumsuz etkiler doğuracaktır. Siz de çocuklarınıza ve çevrenizdeki çocuklara baktığınızda küçük yaştan itibaren televizyon seyrettiklerini göreceksiniz. 'Ben çocuğumu televizyonla büyüttüm.' diyen anne yemek yaparken veya ev işleriyle meşgulken küçük bebeğini televizyonun karşısına oturtup, henüz gerçekle hayal olanı ayırt edemeyen minicik yavruyu görüntü bombardımanına tutmaktan sevinç duymaktadır. Çünkü televizyon sayesinde çocuğu oyalanırken kendisi ev işleriyle meşgul oluyordur.

Küçük çocuklar (6 yaşına kadar) hayal ile gerçeği birbirinden ayırt edemedikleri için ekranda gördükleri her şeyi tam bir gerçek olarak kabul ederler. Bu yüzden televizyonun etkisi çocuk üzerinde, yetişkin üzerinde olduğundan daha fazladır. Hayal gücüne bir çalışma olanağı tanımadan tam bir gerçeklikle olayları vermesi, televizyonun çocuk üzerindeki tehlikelerinden bir tanesidir. Oysa okul öncesi çağdaki çocukta mükemmel 
bir hayal gücü vardır. Bu hayal gücünü kullanması zeka gelişimi için önemlidir.


0-6 yaş dönemi çocuklarında çok büyük öğrenme hızı ve kapasite vardır. Çocuk bu öğrenme kapasitesini günlük yaşantılarıyla ve oyunla elde eder. 

Sosyal yaşantıyı ise arkadaşlarıyla birlikte oyun oynayarak kazanır. Okul öncesi çağdaki çocukların çiçeklere dokunmaya, arkadaşlarıyla oyun oynamaya ve bazen de itişip kakışmaya, sürekli hareket halinde bulunup kaslarını güçlendirmeye, kitap sayfalarını çevirmeye ihtiyaçları vardır. Televizyon karşısında uzun saatlerini geçiren çocuklar artık bu etkinliklerden zevk almamaya başlarlar.

Televizyon programlarının çok fazla saldırgan içerik taşıması son zamanlarda uzmanların araştırma konusu olmuştur. Her ne kadar başlı başına, televizyon, saldırganlığı tetiklemiyorsa da çok fazla saldırganlık davranışı izleyen çocuklarda saldırgan hareketlerin çoğaldığı gözlenmiştir.

Fakat burada suçu salt televizyona indirgemek yanlıştır. Kişilik özellikleri ve yakın çevre faktörü çok önemlidir. Çocuk ailesinde gördüğü şiddeti televizyonda pekiştirirse veya sevgi olmayan bir ortamda büyümüş bir çocuk, saldırgan davranışları ekranda izlerse bu davranışları sergileme olasılığı çok daha yüksektir.

Her vurdulu kırdılı film, dengeli bir çocukta olumlu etki bırakacak değildir. Bazen kahraman, doğruluk adına öyle şiddet gösterisinde bulunur ki,  çocuğun aklı karışabilir. Çocuk doğru amaçlar için her yöntemin kullanılabileceği sonucunu çıkartabilir. Çocuklar bu tür boğma, öldüresiye dövme, işkenceyle konuşturma gibi sahnelerden korkarlar; uzun süre etkisinde kalırlar. Eğer çocuk çok hassassa bu tür sahneler, korkmasını ve içine 
kapanmasını sağlar. Eğer çok hareketli bir çocuksa bu izlediği davranışları sergilemek isteyebilir.

Televizyonun zararlı olduğu kadar yararlı birçok özelliği de vardır. Her yaşta insanın, yaşadığımız dünya hakkındaki bilgisini çok kısa zamanda artırmasını ve genişletmesini sağlar.

HAFTA SONU NEŞELİ BİR ŞEYLER İZLEMELİ...


Çok önceleri oynamış bir film yeni izledim ben ama çok beğendim... Sizlere de tavsiye ederim. Gülmeli eğlenmeli... ya da kendimize fırsatlar yaratmalı gülmek eğlenmek için...

GALAKSİNİN KORUYUCULARI...