17.11.2014

UYGULAMAMIZ GEREKEN BİR LİSTE


 Her gün bu önerilerden 5 tanesine daha işlerlik kazandırın, inanın kazanan siz olacaksınız. Sevgiyle kalın, sağlıklı kalın .

                                                                           Prof Dr. İmer OKAR 





1- Vücudunuza dar gelen kıyafeti giyinmeyin.


2. ilaçla yaşamaktan kaçının.




3. Randevularınızı önceden ayarlayın.


4- Hafızanıza güvenmeyin, mutlaka yazın.


5. Aracınızı, bozulmadan servise götürüp bakım yaptırın.


6. Her kilidin yedek anahtarını yaptırın ve belli yerlerde bulundurun.


7. Daha sık "hayır" deyin.


8- Yapacaklarınızı öncelik sırasına sokun.


9- Zamanınız israf etmeyin.


10. öğle ve akşam yemeklerinizi basitleştirin.


11- Kötümser insanlardan. Uzak durun.


12- Önemli evrakın birden fazla fotokopisini çektirin.


13- Evde çalışmayan ne varsa tamir ettirin.


14- Yapmaktan hoşlanmadığınız işler için yardım isteyin.


15- ihtiyaçlarınızı önceden belirleyin.


16- Bir defada yapılması zar büyük işleri, küçük parçalara ayırın.


17- Etrafı toplayın, dağınıklıktan kurtulun.


18- Gülümseyin.


19- Bebekleri gıdıklayın.


20. Dost bir kediyi veya köpeği okşayın.


21- Kendinizi bütün soruların, cevabını bilmekle yükümlü hissetmeyin Bazı şeyleri de bilmeyin.


22- Karşılaştığınız insanlara, Onların hoşuna gidecek bir şey soyleyın.


23- Yağmur yağmasını isteyin; yağınca yağmurda yürüyün.


24- Arada bir çarşı hamamına gidin.


25- Kendi Kendinize, "Nerede eski günler, her şey daha güzeldi." demekten vazgeçin.


26- Verdiğiniz kararın ne anlama geldiğini iyi düşünün.


27- Kendinize güvenin.


28- Nüktedan olun.


29- Sizi mutlu edecek bir şey yapmayı yarına bırakmayın.


3o. Hiç tanımadığınız insanlara yürekten bir merhaba deyin.


31- Eski bir arkadaşınızla. karşılaşınca 0nA sıkı bir sarılın.


32. Hava açıksa, gece yıldızları seyredin.


33- Bir şarkıyı ıslıkla çalmayı öğrenin.


34- Arada bir şiir okuyun.


35. Kendinize bir demet çiçek alın. Bir çiçek koklayın.


36- Yardım istemekten Çekinmeyin, alamazsanız üzülmeyin.


37- Görünüşünüze özen gösterin.


38- Her şeyi kararında yapın; ifrada kaçmayın.


39- Nerede gerekiyorsa, orada gerekli emniyet tedbirini alın.


40- Daima daha iyisini yapmaya çalışın, ama mükemmeliyetçi olmayın.


41- Resim ve heykel sergilerini gezin.


42- Ayakkabınızı boyatın.


43- Berbere gidin .


44- Kendi kendinize bir şarkı mırıldanın.


45- İyi bir müzik dinleyicisi olun.


46- Kendi kendinize yetmeyi öğrenin.


47. Her gün biraz idman yapın, her fırsatta yürüyün.


48- Dünyanın en yetenekli insanı olmadığınızı kabul edin. Gerekiyorsa elimden ancak bu kadar geliyor deyin.


49- Yeni moda birkaç şarkıların sözlerini ezberleyin.


50- İşe erken gidin.


51- İşe her gün aynı yoldan gitmeyin.


52- Amirinizden izin alıp işten erken çıkın.


53- Kırlarda dolaşın.


54- Maça gidip bağırın.


55. Başkaları dilemeden, siz onlara iyi günler dileyin .


56. Teşekkür edin.


57. Arabanıza güzel koku yayan bir alet koyun.


58- Evde kendi kendinize ^ yemek pişirin, güzel bir sofra kurun, sonra da afiyetle yiyin.


59. Başkalarını adam etmekten vazgeçin. 


60. Severken karşılık beklemeyin.


61. Sinemada film seyrederken patlamış mısır atıştırın.


62. Bir ağaç, olmazsa bir çiçek dikin.


63. Şişmanlayın.


64- Hatıra defteri tutun.


65- Bir tuvalet temizleyin.


66. Kağıttan bir uçak yapıp uçurun.


67- Bir derneğe veya kulübe girin, arkadaş edinin, toplantılara katılın.


68. Mutlaka yeterince Uyuyun.


69. Az konuşun, Çok dinleyin.


70. iş arkadaşlarınıza ve dostlarınıza iltifatı esirgemeyin.


71. Bir güne yapılacak çok şey sıkıştırmayın.


72- Acelesiz yaşayın;  daha önünüzde yaşanacak çok güzel günler var.


73-  Stresli davranmak, doğuştan gelen değil, sonradan kazanılan kötü bir huydur; bunu unutmayın.


74- Son söz: öfkeyi, kendinize Zevk edinmeyin...




14.11.2014

EN GÜZEL SERVET , ÖRNEK OLMAKTIR


Baba ve Oğula ilişkin güzel bir hikaye. Daha doğrusu, iç içe geçmiş iki hikaye:

BİRİNCİ ÖYKÜ:



Yıllarca önce....

Chicago'da Al Capone, her şeye sahiptir. Uyuşturucudan, fuhuş ve cinayete kadar her türlü pis olayın içinde yer alır. Takma adı "Easy Eddie" Olan bir avukatı vardır.


Onun sayesinde, Al Capone'un başı birçok belâdan kurtulur.


Eddie, lüks bir villada oturur, pahalı arabalara biner, su gibi para harcar ama içinde daha iyi, daha şerefli bir adam olma duygusu bulunmaktadır.


Zira servetini ya da nüfuzunu kıyaslayamayacağı bambaşka bir hazineye sahiptir: Oğlu.


Ona kirli bir servet değil, iyi bir isim bırakmak ister. İyi bir örnek olmak, oğlunun düzgün yetişmesi için gereklidir. Peki böylesine kötü bir hayatın içinde yaşarken, bunu nasıl başaracaktır?


Eddie karar verir....


Al Capone hakkındaki bütün gerçeği polise anlatacak ve şahitlik yapacaktır.


Aradan bir yıl geçer, Eddie, tüm bunları itiraf ettikten sonra kurşunlanarak öldürülür.


Çok yüksek bir bedel ödeyerek, oğluna değerli bir hediye vermeye muvaffak olur.


Polis cebinden bir haç, üzerinde Meryem Ana'nın bulunduğu bir madalyon ve dergiden koparılmış bir şiir bulur.


Şöyle yazar şiirde:


"Hayatın saati sadece bir kere kurulur ve hiç kimse, akrep ve yelkovanın ne zaman duracağını bilmez. Buğün, senin tek sahip olduğun zamandır.

Yaşa, sev ve arzularını yerine getir. 
Zamana hiç güvenme.
Çünkü saat, birdenbire duruverir."

İKİNCİ ÖYKÜ:


ikinci Dünya Savaşı'nda Albay Butch 0' Hare, savaş ucağının üzerinde, eğitim uçuşları yapar.




Birden uçağında yeterince mazot bulunmadığını fark eder. Kumandanı, hemen üsse dönmesini emreder. Fakat dönerken, Japon uçaklarından bir filoyu fark eder.


Yakıtı bitmek üzere olmasına rağmen, tehlikeyi göze alıp, filoya saldırır.


Tam 5 düşman uçağını düşürür ve sağ salim üsse döner.


Bu kahramanlığından dolayı, Kongre, Butch'a şeref madalyası takar.


Bir sene sonra Butch, 29 yaşında, bir başka çatışmada hayatını kaybeder.


Doğduğu şehir olan Chicago onu unutmaz ve havaalanına "0'Hare" adını verir.


0' Hare Havaalanı'nda, Butch'un büstünü ve şeref madalyasını birinci terminal ile ikinci terminal arasında bir yerde görebilirsiniz.





Bu iki hikâyenin birbiriyle ilişkisine gelince.


Butch 0'Hare, Easy Eddie'nin oğluydu.

13.11.2014

MİNA'NIN YOLU


iyileşmek istiyorsanız öncelikle hayatınızın sorumluluğunu alarak başlamalısınız. Çevrenize şöyle bir bakın, kızdığınız, ayıpladığınız herkese, her şeye bir kez- daha bakın. işte sizin eseriniz budur. Aslında dışarıda ve içeride suçlanacak kimse yoktur. Evrende aynı frekanstaki, aynı duş seviyesindeki varlıklar aynı düzlemde bir araya gelir.

KURAL 1: Cümlenin içeriğindeki her bir kelime olumlu bir anlam taşımalıdır. Düşüncelerin net, sade ve anlaşılır olmalıdır. Ah birde istemek fiiline dikkat et.  


KURAL 2: İstemek fiili bir eylem doğurmaz yada bir seçim yapmaz. İstemek fiili seni sadece istek halinde bırakır.


"Mutlu olmayı seçiyorum, kabul ediyorum."



Sakın gelecek Zaman kipindeki -Cek, -Cak' 1 ara aldanma. Onlar, hiç Uzanan ayacağın hep gelecekte kalacak eylemler yaratırlar.


KURAL 3: Eğer şimdide yaratmak istiyorsan şimdiki ya da geniş zamanda cümleler kullamalısın. Her şey çok güzel olacak yerine Her şey çok güzel oluyor demelisin.


AMA ile başlayan cümleler mazeret bulmak için yaratılmış oyunlardan başka bir şey değildir.


Ben değerliyim.

Bedenimi seviyorum.
Kendime ilgi ve şefkat gösteriyorum.
Ailemi seviyorum ve onlara değer veriyorum.
Mutlu olmayı seçiyorum.
Hayatımın tek sorumlusu benim.

Duygularını bastırmak yerine olduğu gibi yaşayıp kendine bakabilsen. Bu duruma sebep olan şey öncelikle Onları BASKILAMAN'dır.

Mesela üzüldüğünde başkalarına kızmak yerine seni bu duyguya sürükleyen düşünce ve inançları izleyerek kendinle yüzleşebilirsin. Her yüzleşme sana özgürlük getirirken seni öz' öne daha da yakınlaştıracaktır.

Oysaki içindeki savaş, sen görmesen de dış dünyanı olumsuz yönde etkiliyor. Kim savaşan bir ruhla birlikte olmak ister ki? Ne kadar gizler sen gizle dışarıdaki herkes bu savaşın farkında ve onlarda sana savaş açıyorlar.

Mina, kendini bağışla. Bağışla ki olanı olduğu gibi kabul edebilecek güce erişebilesin. Unutma ki tüm duygular senin rehberlerindir.
Duygularını yargısız izlediğinde sana ne öğretmek istediklerini görebilirsin. Hatta zihnine ekilen düşünce ve yargılara duygular sayesinde kolaylıkla erişebilirsin. Onları izlediğinde ve onlara karşı yargısız olduğunda özgür kalabileceksin ve BEN ile buluşabileceksin.

Dışarıdaki dünya senin yansımandır Olan olaylar, hayatına giren insanlar iç dünyanın yansımasından başka bir şey değildir. SEN KENDİNİ KABUL ETTİĞİNDE ONLAR DA EDECEKTİR.

KABUL ET, AFFET VE SEV...

Kendimi ve deneyim kdiğim tüm duygularımı kabul ediyorum ve bağışlıyorum. Her şey olması gerektiği gibi oluyor. Şükürler olsun!

Beden, ruh ve zihin ayrılmaz bir bütündür. Zihinsel ve duygusal dünyamızda yaşanan sıkıntılar çözümlenemez, fark edilemez ve kabul edilemez duruma geldiğinde beden kırmızı ışık yakar. Hastalıklarımızın da kaynağı zehirli düşüncelerimiz, inançlarımız, korkularımız ve küskünlüklerimiz, Çözümlenmemiş, tıkanıp kalmış, bastırılmış duygularımız fiziksel bedenimizde hastalık olarak tezahür eder.

Rahat bir yere oturdum ve gözlerimi kapattım. Zihnimden tüm düşüncelerin akıp geçmesine izin verdim. Heyecanımı ve korkumu dindirdim, NÖTR olmak için ne gerekiyorsa yaptım.

Derin derin nefesler.. Her bir nefesle hücrelerim canlanıyor ve güçleniyordu.

Tırtıl, zamanı geldiğinde derisi kalınlaşmaya başlar ve kendisini bir yaprağın sapına baş aşağı asar.
Burada kozasını oluşturur. Ve yine zamanı geldiğinde kazasında bir delik açar. Yavaş yavaş saatlerce kozasını açmaya devam eder. Bu mücadele sayesinde yaşam sıvısı kelebeğin bedeninden kanatlarına doğru akar.

kelebek bu şekilde kazadan kurtulduğu anda uçmaya hazır olacaktır. Ancak kazaya dışarıdan bir müdahale olur ve mücadelesini gerçekleştirmeden özgür kalırsa gelişemeyen kanatlarıyla hayata gözlerini çok erken bir zamanda kapar.

Karşına çıkan sanal engeller, zorluklar, sınavlar sana seni anlatmak , sana senin potansiyelini göstermek içinken sen onlardan kaçıyorsun.

Olanı olduğu gibi kabul ediyorum.
Olanların ben'in bir yansıması olduğunu biliyorum ve idrak ediyorum.
Tüm ben'leri oldukları gibi kabul ediyor ve bağışlıyorum.
Benlerinde yüzleşip ben'lerimle bir oluyorum.
Birlikte oluyorum. Olmak birlikteliktir.

Olanı olduğu gibi kabul ediyor ve teslim oluyorum.

12.11.2014

KARŞILIKSIZ İYİLİK



İskoçya'da yoksul mu yoksul bir çift yaşardı. Fleming'di adı. Günlerden bir gün tarlada çalışırken bir çığlık duydu. Hemen sesin geldiği yere koştu. Birde baktı ki, beline kadar bataklığa batmış bir çocuk, kurtulmak için Çırpınıp duruyor.

Çocukcağız bir yandan da avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Çiftçi, çocuğu bataklıktan çıkardı ve acili bir ölümden kurtardı. Ertesi gün Fleming'in evinin önüne gelen gösterişli arabadan şık giyimli bir aristekatındı.

Çiftçinin kurtardığı çocuğun babası olarak tanıttı kendini.

"Oğlumu kurtardınız, size bunun karşılığını vermek istiyorum." dedi

Yoksul ve onurlu Fleming,

"Kabul edemem!" diyerek ödülü geri çevirdi. Tam bu sırada kapıdan çitçinin küçük oğlu göründü.

"Bu senin oğlun mu?" diye sordu aristokrat.

Çiftçi gururla, "Evet!" dedi. Aristokrat devam etti:

"Gel seninle bir anlaşma yapalım. Oğlunu bana var, iyi bir eğitim almasını sağlayayım. Eğer karakteri babasına benziyorsa ilerde gurur duyacağın bir kişi olur."

Bu konuşmalar sonunda Fleming'in oğlu aristokratın desteğinde eğitim gördü. Aradan yıllar geçti. Çiftçi Fleming'in oğlu Londra'daki St. Mari's Hospital Tıp Fakültesi'nden mezun oldu ve tüm dünyaya adını penisilini bulan Sir Alexander Fleming olarak duyurdu.

Bir süre sonra aristokratn oğlu zatüreye yakalandı. Onu ne mi kurtardı?


Penisilin!

Aristokratın adı: Lord Randolp Churchill.
Oğlunun adı: Winston Churchill.
Kurtaran Doktor: Çitçinin oğlu Sir Alexander Fleming.

Paraya gereksinimiz yokmuş gibi çalışın.
Hiç acı çekmemiş gibi sevin.
Hiçbir şey beklemeden verin.
Karşılığı nasıl olsa gelecektir.

11.11.2014

ÖZGÜRLÜK


Adamın biri, bilge bir kral olmakla ün salmış olan kralın yanına gider.

Krala sorar:

'Efendim, söyleyin bana hayatta özgürlük var mıdır?"

Kral:

"Elbette...." der "Kaç bacağın var senin?"

Adam soruya şaşırarak, "iki efendim" der.

Kral:

"pekala, tek bacağın üstünde durabilir misin?"

"Tabi ki... " diye cevap verir adam.

"0 halde, hangi bacağın üstünde duracağına karar ver,"

Adam biraz düşünür ve sol bacağı üstünde durmaya karar verir."

"Tamam." der.

Kral, "Şimdide öteki bacağını kaldır."

Adam şaşırır.

"Bu imkansız kralım."der. "Gördün mü?"der kral,

"Özgürlük budur. Sadece ilk kararı almakta özgürsün. Ondan sonrasında değil."

10.11.2014

İLK HAMİLELİK, İLK BİLİNMEZLİK…


Hamile olduğunuz anda başlıyor bebeğiniz ile ilgili sorumluluk. Yemeniz, hareketleriniz hatta uyuma şekliniz… 


Mucizevi bir güzellik ancak zorlukları ve bilinmezliği fazla hele de İlk öğrendiğiniz andan itibaren bebeğiniz için koruma duygunuz ortaya çıkıyor. Ona bir şey olmasın diye evhamlı geçiriyorsunuz günlerinizi. Hele bebeğinizi hissetmeye başladığınızda küçük hareketlerini fark ettiğinizde farklı bir mutluluk yaşıyorsunuz. Hareketleri hissetmediğinizde ise bir şey mi oldu niye hareket etmiyor diye endişeleniyorsunuz.

Özellikle ilk hamileliğin ise bilemediğin çok şey oluyor. Ağrılarım normal mi diye düşünüyorsun. Her gün farklı bir şekilde uyanıyor ve öğreniyorsun. Kitaplar okuyorsun kaçıncı haftadayım ve bebeğim şu an nasıl bir evrede? Bende ne gibi değişiklik olacak bu haftada gibi…

Çoğu kitapta hamilelik hastalık değildir yazar. Hamileliğin ilk günlerinde kendini hasta gibi hissedebilirsin. Sürekli uyuma halinde olursun. Tabi ki geçici bir dönmedir. 3 ay kadarcık,
Her hamile bayan bu süreci farklı yaşıyor. Kimisi mide bulantısı şeklinde, kimisi yatarak, kimisi de ağrı çekerek geçiriyor. Bu nedenle yaşadıkların kendince normal oluyor. Sadece sağ tarafın ağrıyabilir kalçana kadar mesela… Bu nedenle insanları çok dinlememek gerektiğini düşünüyorum. Doktorunuza sorun ya da kitap okuyun.

Çevremizde hamile gördüğümüzde ne kadar güzel deriz hemen cinsiyetini sorarız. Tabi ilgilenmeyiz durumuyla ya da ne yapıp ne ettiğine.. Başımıza geldiğinde ise kabus olan testleri öğreniriz. Down sendromu testi denmesi bile yeter psikolojimizi bozmaya. Bu testleri yaptırıyorlar mı? Nasıl bir test? Ne şekilde yapılıyor? Diye araştırmalara başlarsın. En kötüsü de bu testlerin yanılma ihtimalinin olması. Gerçekten zor bir süreç.


Allah bütün hamilelerin yardımcısı olsun.