5.04.2013

WWW.KAFT.COM



 Bu siteyi çok beğeneceksiniz. Üye olmayı çok basit şekilde tamamladıktan sonra, Kargo masraflarını bile ödemeden istediğiniz siparişi veriyorsunuz ve bir gün sonra kapınızda.. Ben çok beğendim sizlere de tavsiye ederim... Kendime bu şık telefon kabını aldım Göründüğünden daha da güzelmiş. Teşekkürler kaft yöneticileri... Umarım yolunuz çok açık olur.

Her yönüyle farklı tasarım tişört markası; KAFT

 

Tasarım ve sanatseverler aradıkları tasarım tişörtleri KAFT’ta buluyor. Paul Auster’den Osho’ya , Mevlana’dan Einstein’a hatta Pink Floyd’dan Mendelssohn’a birçok müzisyen, düşünür ve yazardan ilham alan KAFT, sıradan grafiklerden farklı, yaratıcı tasarımlara sahip, aynı zamanda tüm detaylarıyla özenerek hazırlanmış tasarım tişörtler ve tasarım ürünleri sunuyor.

Tasarımlarını şu an için tişört, kapşonlu (hoodie) ve poster olarak www.kaft.com adresinden bulmak mümkün. Yakında bu tasarımlar iPhone kapağı olarak da kullanıcıların beğenisine sunulacak. Yani kendinizi özdeşleştirdiğiniz hikayenizi ve tasarımını her daim üzerinizde ya da yanınızda taşıyabiliyor olabileceksiniz.

Şimdiden 34 ülkeye ulaşan KAFT tasarımlarına sahip olmak için www.kaft.com adresine girip ücretsiz kargo ve 30 gün iade garantisiyle güvenli bir şekilde sipariş verebilirsiniz. Eğer ürünleri görerek almak isterseniz, tasarımlarının satışta olduğu seçkin mağazaların adreslerine web sitesinden de ulaşabilirsiniz.




KAFT’ı sosyal medyada www.facebook.com/kaft.co adresinde Facebook’tan, www.twitter.com/kaftco adresinde Twitter’dan takip edebilirsiniz.

AŞKBOOK-11


                                                                  PAKETLEYELİM...

Güzel ve huzurlu bir ilişki yaşamak inanın bana mümkün. Her şeyi anlatabildim mi? Elbette hayır. Ama sadece bu 11 maddeye bile dikkat edecek olursanız, ilişkinizi çok daha kaliteli yaşamaya başlayacağınızı garanti ediyorum.

Olur da derseniz ki, iyi güzel ama 11 maddeyi birden uygulamak zor yahu, sen bir tane seçsen de biz onu uygulasak. O zaman size bir tane seçeyim.

-Kendiniz olmaktan vazgeçmeyin.

Gelin ilişkiyi şöyle bir tarifle noktalayayım.

Harika bir İtalyan lokantasına gittiniz, sevdiğiniz arkadaşınızla olduğunuzu ve en sevdiğiniz makarnayı ısmarladığınızı düşünün. Süper vakit geçiriyorsunuzve makarna geliyor. Harika görünüyor. Hatta şef özel olarak sizin için güzel bir maydonoz parçası bile yerleştirmiş. Aynı bir tepenin üzerinde duran ağaç misali.

İşte o makarna sizin hayatınız, üzerindeki maydonoz ilişkimiz olursa, son derece keyifli, huzurlu ve mutlu bir ilişki yaşayabilirsiniz.

Ama makarna ilişkiniz ve üzerindeki maydanoz sizin hayatınız olursa, ilişki bitince, maydanoz sapı gibi ortalıkta kalırsınız.

En derin sevgilreimle bol bol bol bol torpilli günler...

Bu kitap ilişki konusunda bir çok bilgi barındırdığı için paylaşmak istedim sizinle... Kendimize farkındalık katmak, önceden birşeyleri düzeltip sonradan pişman olmamak için okunması gereken bir kitap... Aykut Oğut kitaplarını çok severim... Daha önceki postlarım...

BU EGOLARI ŞİŞİRSEKTE Mİ SAKLASAK?

 

AŞKBOOK-10


BAŞARILI BİR İLİŞKİ NE KADAR SÜRER?

Diyelim ilişkinin bitme vakti geldi ve çattı. İlle gelir demiyorum. Diyelim ki geldi. İşte bu noktada çok zorlanıyoruz. Duygusal zorluklardan, yani üzüntüden, bir şeyin bitmesinin getirdiği acıdan bahsetmiyorum çünkü acı ve üzüntü bitmek üzere olan bir ilişkinin en doğal parçasıdır, keyifle yaşayın. Bahsetmek istediğim daha farklı bir konu.

Bir ilişkinin bitmesi hep BAŞARISIZLIK olarak değerlendiriliyor.

Şu lafı o kadar çok insandan duydum ki, 'Geçmişim hep bir iki senelik başarısızlıklarla dolu'

Hemen soruyorum.

-Peki o zaman başarılı bir ilişki kaç sene süren ilişkidir?
-Ee işte hayat boyu sürendir.

-Peki şeker, şu an hayatının ilk 30 senesini zaten yaşadın. O zaman 'hayat boyu' sürecek bir ilişkiden 30 yıl yemiş vaziyettesin. Nasıl olacak da bundan sonra bir ilişki senin için başarılı olacak?

Elbette kelime oyunu yaptığımın farkındayım ama dikkatleri güzel bir noktaya çekmeye yardım ediyor. Başarılı bir ilişki yoktur. ÇÜNKÜ her ilişki aslında başarılıdır. Size birşeyler öğretir, sizi geliştirir. Ama keyifle geliştirir ama canınızı okuyarak geliştirir. Her ilişkiden çıktığınızda, bir sonraki ilişki için biraz daha donanımlı hale gelirsiniz.

Biten bir ilişki başarısız değildir. Sadece miadı doldurmuş demektir. Bir gün Esra ile benim ilişkim de bitebilir. Bu sevgi bitecek anlamına gelmez. Ama sakın unutmayın, sevgi ayrı, ilişki ayrı şey. Sevgi karşılığı, kuralı olmadan verilebilecek, ilişki ise bakımı yapılması gereken, kuralları olan bir ortaklıktır.

Bir ilişki bitme aşamasına geldiğinde şu cümleler doğal olarak kullanılır.

-O kadar sevmiştik birbirimizi eskiden.
-Bu kadar emek ver, çabala şimdi geldiği şu hale bak.

Kendinize haksızlık etmeyin, yaşadığınız onca güzelliğe haksızlık etmeyin.

-Harika güneşli bir günün ardından, sadece güneş batıyor diye gününüze küfrediyor musunuz?
-Bayram tatilinden sonra eve ve işinize dönerken, tatil bitti diye, o tatil sizin için zehir mi oldu birdenbire?
-Eve aldığınız güzel bir çicek solduğunda -ki doğaldır- vazonuzu kırıp, çiceği size getirene küfredip sinirleniyor musunuz?

İlişki de aynı şekilde. Eğer miadı dolmuşsa, yaşanan güzel zamanlara kesmeyin faturayı.

Çok sevdiğim oyunculardan biri Robin Williams şu aralar boşanmak üzere. Eşi ile yıllar süren mutlu bir evlilikleri vardı. Hatta 1997 yılı Oscar larında, ödül töreninde, Oscar ı aldıktan sonra eşine dönüp şöyle demişti: 'Her sabah bana yaşama gücü veren eşime teşekkürler...'

Geçenlerde eşi ile olan ayrılıklarından bahsediyordu. Dikkatle dinlemeye başladım acaba ne diyecek diye. 11 yıl önce bu kadar aşk ateşi ile teşekkür eden adam acaba bugün ayrılıklarını nasıl değerlendirecek diye.

Elini kalbinin üstüne koydu ve şöyle dedi;

-Ne mutlu ki, ilişkinin başladığı gibi boşanıyoruz, büyük bir sevgi ile!



 

4.04.2013

BLOG REKLAMI VERİN!!!


Ücretsiz Reklamlar Ver Siteni Tanıt

Reklam Turko ile reklamlarınız artık ücretsiz.

Site, Blog, Facebook, Twitter sayfalarınızın tanıtımları ve ayrıca ilan ve duyurularınızı bedava yayınlıyor.

Sizde tamamen bedava olarak reklam hizmetinden faydalanmak istiyorsanız Reklam Turko'ya msj bırakmanız yeter.

Reklam Turko Tıklayın

3.04.2013

AŞKBOOK-9


PİNPON MAÇI SİZDE DE RAKET VARSA DEVAM EDER.

Bazen şöyle cümleler duyabiliyorum.

-İyi de Aykut, vallahi ben başlatmıyorum. eşim bir başladı mı asla yakamı rahat bırakmıyor. Taa ki kavga çıkana dek.

Evet biliyorum. Benim annem ve babam öyleydi. Küçük bir çocukken aralarındaki konuşmanın hangi saniye kavgaya dönüşeceğini kestirmeye bile çalışırdım. O zaman tam kestiremiyordum ama sonunda bakın neyi öğrendim?

Ponpon maçı, tango dansı ve santranç iki kişilik aktivetelermiş. Tek başına yapılmazmış.

-Siz karşınızdakinin attığı topa KARŞILIK VERMEZSENİZ oyunu bir el bile oynamanız mümkün değil.
-Siz, müzik başladığında, karşınızdaki adım atar atmaz, adım atmazsanız, dans da edemezsiniz.
-Karşı taraf hamle yaptığında siz hamle yapmazsanız, santranç da oynanamazmış.

Örnek olsun diye yaptığım bir testi burada sizinle paylaşayım. Genelde bu konuyu anlatırken şu cümle ile başlarım.

-Şimdi lütfen beni KIYASIYA ELEŞTİR. Canımı çıkart istersen.

Elbette biraz şaşırıyorlar. Fol yok yumurta yokken niye eleştirsinler yahu. Sonra biraz düşünmeye başlayıp buluyorlar bir şeyler.

-Saçını hiç begenmedim. Çok çirkin olmuş. Ne bu böyle yataktan kalkıp gelmiş gibisin.

Çok güzel. Sapına kadar bir eleştiri hem de saldıran cinsinden. Cevabım işte şöyle:

-Peki.

Karşı taraf topu attı ama cevap veren, savunan, geri saldıran YANİ MAÇA DEVAM EDEN YOK.

Ben maça devam etmediğim sürece karşı taraf en fazla bir kere daha deneyebilir hepsi o.
Bunu uygulayabilmek için, karşınızdakinin egonuza yaptığı saldırıyı KARŞILAMAMA yı öğrenmeniz, bunu öğrenebilmeniz için de, size yapılan eleştiriye gülüp geçmeyi öğrenmeniz gerekiyor.

Eleştilere gülüp geçmeyi nasıl öğrendiğimi kısaca sizlerle paylaşayım, belki sizinde işinize yarar.

İnancınız nedir bilemem, önemli de değil. İster ALLAH deyin, ister TANRI veya Evren. Sonuçta büyük bir kitlenin MÜKEMMEL olduğuna inandığı bir şeyler var. 'O' bile bize yaranamıyor. Onu bile dünyada herkes kabul etmiş değil. Ya da farklı şekilde kabul etmişler.

Bir süre önce bir arkadaşım bana link gönderdi. İnternette bir sitede benim hakkımda bazı şeyler yazılmış. Yazılan şeylerin yüzde 30 u eleştiri. Gülümsemeye başladım. O sırada yanımda olan biri ' Nasıl gülebiliyorsun ben olsam sinirden çıldırırdım' dedi. ' Çok basit' diye cevap verdim. ' Gel bak sana bir şey göstereceğim.'

Aynı sitenin ARAMA kısmına TANRI yazdım. Ve TANRI hakkında yazılanlar çıktı karşımıza, yüzde 70 eleştirilmiş.

Tanrı bile yüzde 100 onay alamıyorken, ben niye paşa gönlümü üzeyim yahuu!


 

 

2.04.2013

ZAYIFLAMA KURSU


Özel bir yolculuğa çıkmak üzeresiniz ve yaşamınızdaki başka herşeyde olduğu gibi, iki seçeneğiniz var; kıyıda oynayabilir ya da açıklığa yüzebilirsiniz...


Çok önceden aldığım bir kitaptı, okuyamamıştım. Şimdi başladım okumaya ve okuduklarımı sizinle paylaşmayı sevdiğim için benim hoşuma giden kısımlarını sizinle paylaşmak istedim.

Zayıflamanın yememizle içmemizle tabiki alakası var. Aynı zamanda ruh halimizle de ilgili bunu da kimse inkar edemez. Çok yiyoruz çünkü korkularımız var kilo psikolojide korunma isteği olarak karşımıza çıkar ya hep. DUYGUSAL AÇLIK yazımda da duygularla yemeği anlatmıştım. Kızgınlık,aşırı sorumluluk,bağışlanmama, yargılama, baskı, stres, kalp ağrısı, fedakarlık, değersizlik, utanma, gurur, haksızlık, öfke, uatnç gibi duygularımız bizi yemeye yönlendiriyor. Evet, çok fazla değil ama herşeyden biraz yemeliyiz... Kendimize değer verip duygularımızı anlamaya çalıştığımız zaman neden yemek yeme ihtiyaçımız olduğunu da anlayacağız..

Zayıflama kursu, duygularımızı çözmemizi ve neden yemek yediğimizi bulmamızı sağlıyacaktır. Gelin hep beraber bulalım ya da bulduysanız bizimle paylaşın. Böylece sizin sayenizde kendimizi anlamaya bir adım daha yaklaşalım..

Farkındalık, iyileşmenin ilk adımıdır.

Bir egzersiz programına devam ediyorsanız, eninde sonunda programı bozmanız kuvvetle muhtemeldir.

İrade gücü kendinizi bir şey yapmaya mecbur ettiğinizi söylemenin sadece başka bir yoludur ve kendini bir şey yapmaya zorlamak sürdürülebilir değildir.

Unutmayın 'Elmayı yeme' iş yaramadı, üstelik de söyleyen TANRI' ydı...

Kalıcı zayıflama daha derin bir iyileşmenin yan ürünüdür.
Bilincinizin kilo konusunda yeniden eğitilmesidir.

Bu kursun konusu yiyeceklerle ilişkiniz değil; sevgiyle ilişkinizdir. Sevgi gerçek şifacınızdır. Mucizeler doğal olarak sevginin varlığını ortaya çıkarır.

Gerçek sen, bedneninizde en sağlıklı, en mutlu şekilde nasıl ikamet edeceğini tam olarak bilir ve siz ruhsal gerçeklikle bilinçli bağlantıyı yeniden oluşturduğunuzda bunu kendiliğinden yapacaktır.

BU KURS YİYECEKLE İLGİLİ DEĞİL, MANEVİYATLA İLGİLİDİR.

Özgürlükğe yolculuğunuzda ilk kavrayış, bir yalana inanmış olmanızdır. Ayrıca bu yalana inancınızın kuvvetiyle, onun size göre gerçek görünmesini sağladınız. Bu yalan aslında sizin için rahatlama, beslenme ve ayakta tutma gücüne sahip olduğudur.
Sizin göreviniz yalanı düzeltmektir.
'Beni rahatlatma, besleme ve ayakta tutma gücüne ancak TANRI sahiptir.'

Sağlıksız yemeniz, kendinden hoşnutsuzlukla ilgili bir eylemdir. Çok yeme şiddetin bir biçimidir ve şu anda parçaladığınız mekanizmalardan biri silahı kendinize doğru çevirme alışkanlığınızdır. Silah ister bıçak olsun, ister çatal...

Kendinize karşı nazik olmayı taahhüt ederek başlayın...

Okudukça kitabı kendi düşüncelerimi ekleyerek sizinle paylaşmayı düşünüyorum. Kitabı okumanızı da tavsiye ederim. Kendimizin bir adım ileri gitmemizi sağlamak için kendi farkındalığımızı sağlamak için, alıştırmaları da bizimle birlikte yaparsanız sevinirim. 

yazılarımı, tanıtımlarımı facebook: yağmurun dünyası  adresinden de takip edebilirsiniz...
yorumlarınızı, sorularınızı paylaşırsanız sevinirim.